Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YÖRÜ BİRE ÇİÇEK DAĞI

Yörü bire Çiçek dağı,
Sende suna boylum kaldı.
Hep kuşların dönüm çağı,
Bülbülüm goncası soldu.

Bakarım ki yar gelecek,
Yarama merhem saracak.
Mısır'a sultan olacak,
Yusuf'u Kenan'ım n'oldu?

Göllerde ötüşür suna,
Sesi hayat verir cana.
Ben ağlarım yana yana,
Gözlerim yaş ile doldu.

Dudu kumru bülbül sesli,
Yardan ayrılmışam yaslı.
On'iki imamların nesli,
Bir sahip zamanım geldi.

Pir Sultan'ım ne hal oldu?
Dünya haldan hala kaldı.
Tez seviştik, tez ayrıldık,
Ahir pişmanlığım kaldı.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü