Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİZ BURADA BÜLBÜLLÜK EYLEMEYİZ

Biz burada bülbüllük eylemeyiz,
Gülistan kuşuyuz güle gideriz.
Bizim kıymatımız bunda bilinmez,
Muhabbeti candan ile gideriz.

Ne davam var benim şu eller ile,
Benim davam Hak ehli kullar ile.
Kerbela'ya giden abdallar ile,
İmam Hüseyin'e bile gideriz.

Öldürelim nefsi, dinlemez oldu,
Sırr-ı hakikatı söylemez oldu.
Şahinim kolumda eğlemez oldu,
Turnası çok olan göle gideriz.

Cennetin kokusu gelir uçmaktan,
Aşıklar usanmaz yiyip içmekten.
Öyle namert köprüsünü geçmekten,
Akar bozbulanık sele gideriz.

Pir Sultan'ım eyder: Niyazım Hak'tan,
Sensin cümlemizi var eden yoktan.
Aşıklar usanmaz bayırdan sarptan,
Erenler yol kurmuş yola gideriz.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü