Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİZİM İÇTİĞİMİZ DOLU

Bizim içtiğimiz dolu,
Doluların dolusudur.
Ummanlara dalıp çıkan,
Erenlerin gemisidir.

Hiç ummana dalmadın mı?
Dalıp gevher bulmadın mı?
Talip yola gelmedin mi?
Yine gönül dolusudur.

Ulaşırlar bedestenler,
Al çiçekli gülistanlar.
Ala gözlü nevrestenler,
Erenlerin korusudur.

Kimdir bunu böyle diyen?
Erenlerden öğüt alan.
Yeşil alem çekip gelen,
Pirim Ali kendisidir.

Pir Sultan'ım didara bak,
Mansur ipin boynuna tak.
Nesimi oldu Hak'la Hak,
Yüzen kendi derisidir.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü