Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BANA MEDET SENDEN OLUR EFENDİM

Bana medet senden olur efendim,
Aşılmaz dağların ardında kaldım.
Eller dosta doğru çeker göçünü,
Elsiz viranede çöllerde kaldım.

Sana derim sana ey kaşı kara,
Artıyor eksilmez dost sinemde yara.
Bir aşinam yok ki halımı sora,
Yalanlı dolanlı dillerde kaldım.

Sabahtan sabahtan semah tutarım,
Dosta kadar gider benim katarım.
Baykuş gibi viranede öterim,
Gel gör ne perişan hallerde kaldım.

Pir Sultan Abdalım, ben de gülmedim,
Aradım derdime derman bulmadım.
Yol nereden gelir gider bilmedim,
Kesildi kervanım bellerde kaldım.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü