Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

ÇOK KERAMET GÖRDÜM SARI KÜRKÜNDE

Çok kerâmet gördüm sarı kürkünde,
Dedelik nişanı vardır börkünde.
Altın mıdır, gümüş müdür terkinde?
Bire dede, yağmadan mı gelirsin?

Tarikatten marifete geldiniz,
Hakikat emrinde vardır yurdunuz.
Beş düğeyi kasılıp da yediniz,
Bire dede, yağmadan mı gelirsin?

Pir Sultan’ım, bu sözüne küsdünüz,
Hasım olsun hırkanızla postunuz.
Talipleri damızlıktan kesdiniz,
Bire dede, yağmadan mı gelirsin?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü