Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİR TENHADA GÖRDÜM O NAZLI YARİ

Bir tenhada gördüm o nazlı yari,
Böyle uğrun uğrun baktı gidiyor.
Siyah saçlarını dökmüş yüzüne,
Gönlümü ateşe yaktı gidiyor.

Yüzüne baktıkça tutuldu dilim,
Kırıldı kollarım, tutmuyor elim.
Hey dost bu diyarda n'olacak halim?
Gözlerimden kan yaş aktı gidiyor.

Dost dost diye dostu hergün sorarım,
Yitirdim o yari durmaz ararım.
Abdal Pir Sultan'ım, edem kervanım,
Bak işte sel gibi yıktı gidiyor.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü