Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BENDEN SELAM OLSUN GÜL YÜZLÜ ŞAHA

Benden selam olsun gül yüzlü Şah'a,
Verdiği ikrarda durmuyor talip.
Her kişi kendine sürek sürüyor,
Rehberin buyruğun tutmuyor talip.

Avret erin saymaz talip pirini,
Faş ettiler erenlerin sırrını.
Dört kitapta gördünüz mü yerini?
Tarıksız tercuman biliyor talip.

İçeri girince beli Hak derler,
Dışarı çıkınca ikrar yok derler.
Sen olmazsan mürşit olan çok derler,
Verdiği ikrardan dönüyor talip.

Haberini aldım bir nebbaşiden,
Sen hiç korkmaz mısın ulu kişiden?
Yüz katını tutmuş pazarbaşıdan,
Artık alıp eksik satıyor talip.

Pir Sultan Abdal'ım, ben bir fukara,
Talip boynun eğip durmuyor dara.
Sınıklar sarılıp onulmaz yara,
Görün ne dert ile ölüyor talip.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü