Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİR BÜLBÜLCÜK KONMUŞ DAĞLAR BAŞINA

Bir bülbülcük konmuş dağlar başına,
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.
Şahin yuva yapar kendi başına,
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.

Bizim evlerimiz dağdan ötedir,
Hısım kavim bize ana atadır.
Yad ellerde kalmak kula hatadır,
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.

Ekili tarlalar nasıl basayım,
Üzerine birkaç kurban keseyim.
Bu iş Hak'tan geldi kime küseyim?
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.

Atlarımız yemin yedi silindi,
İki kardeş karşı karşı salındı.
Ciğerciğim delik delik delindi,
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.

Pir Sultan Abdal'ım saki değildir,
Tuz ekmek her aşık hakkı değildir.
Bu dünyada kimse baki değildir,
Sal Allah'ım, sal sılama varayım.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü