Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİR SEFERİM VARDIR URUM ÜSTÜNE

Bir seferim vardır Urum üstüne,
Yüce dağ başında eri gözlerim.
Al elimi kaldır Kırklar, Yediler,
Bir himmeti keskin piri gözlerim.

Bismillah dedim de girdim helale,
Gözüm açıp baktım bir hub cemale.
Sıdk ile çağırdım ceddim celale,
Eriş Hızır Nebi carı gözlerim.

Kuduretten yanar şem'a ışığı,
Mevla'm Hak diyenin üğrür beşiği.
Din serveri Muhammed'in eşiği,
Halil'e yapılan şarı gözlerim.

Keskin Zülfikar'la Ali gazada,
Umarım inayet ede bize de.
Bağdat'ta Mansur'un canı cezada,
Kemendim boynumda darı gözlerim.

Pir Sultan Abdal'ım, sır Ali sırrı,
Sırat'ı geçenin Cennet'tir yeri.
Veyselkara Hint'ten Yemen'den beri,
Muhammet Ali'de nuru gözlerim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü