Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

AMAN HEY ERENLER MÜRVET SİZİNDİR

Aman hey erenler mürvet sizindir,
Öksüzüm, yetimim, amana geldim.
Garibim bi-kesim himmet sizindir,
Ağlayı ağlayı Selman'a geldim.

Şah'ın bahçesinde ben garip bülbül,
Efkarım mükedder, halim pek müşkül.
Koparmadım asla, kokladım bir gül,
Kafir oldum ise imana geldim.

Gönül şahinini saldım havaya,
Yüzüm sürüp geldim ol hakipaya.
Gönül sefinesin vermezim zaya,
Kıblegahım Şah-ı Merdan'a geldim.

Biz Muhammet Ali kullarındanız,
Nesl-i Al-i Aba soylarındanız.
İmam-ı Cafer'in mezhebindeniz,
Server Muhammed'e peymana geldim.

İkilik perdesi yoktur özümde,
Birliktir gönlümde özüm sözümde.
Gece gün düşmüşüm Hak niyazında,
Pir Sultan Abdal'ım, meydana geldim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü