Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BANA GÜL DİYORLAR NEME GÜLEYİM -1-

Bana gül diyorlar, neme güleyim?
Ağlamak şanıma geldi n'eyleyim?
Ellerin çiçeği allı yeşilli,
Şu benim çiçeğim soldu n'eyleyim?

Bir haber gelmedi Kenan ilinden,
Uçtu m'ola gövel turnam gölünden?
Havfım ayrılıktır, korkum ölümden,
İkisi de birden geldi n'eyleyim?

Kara yazılmıştır yazılarımız,
Arş-alaya çıktı sızılarımız.
İrili ufaklı kuzularımız,
Firkati bağrımı deldi n'eyleyim?

Ulu sular gibi sözüm çağlayan,
Mahrum kalmaz özün Hakk'a bağlayan.
Yar bitirmiş yana yana ağlayan,
Akıbet başıma geldi n'eyleyim?

Pir Sultan Abdal'ım, kırklar yediler,
Yediler de bir keşiğe kodular.
Onlar verdiğini almaz dediler,
Şu bana verdiğin aldı n'eyleyim?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü