Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİR KİŞİ HAKK'IN EMRİNDE OLMASA

Bir kişi Hakk'ın emrinde olmasa,
Ona nesne gelmez, selamın almam.
Dört kapıda bir niyazı yok ise,
Haramdır lokması, el sunup yemem.

İkrarı, imanı bir değil ise,
Gediğin gözetir er değil ise,
Avradı kendine yâr değil ise,
Ondan hayır gelmez, tercüman olmam.

Dokunma yaylasın sahra dağ ise,
Açma kapağını mübah yağ ise,
Mürebbisi, müsahibi yoğ ise,
Ölüsü murdardır, namazın kılmam.

Sakının rakipten nâşiden hazer,
Gönül bir seyyahtır âlemi gezer.
Bağbandı olmayan bahçeyi bozar,
Kader bahçesine hoyratı salmam.

Pir Sulan'ım, ben okuyup yazarım,
Erden ere kimiyadır nazarım.
Muhammed Ali'den açtım pazarım,
İrehberden kaçıp imansız olmam.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü