Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BU DÜNYADA BENİM GÖNÜL VERDİĞİM

Bu dünyada benim gönül verdiğim,
Birisi Muhammed, birisi Ali.
Adına şahına kurban olduğum,
Birisi Muhammed, birisi Ali.

Can bülbülü ne gezersin kafeste?
Alinin sırrını söylen nefeste.
Dünya kurulmadan oturan postta,
Birisi Muhammed, birisi Ali.

Hızır Nebi içti ab-ı hayatı,
Yezit'e Zülfikar zehirden katı.
Yine sizden olur er kerameti,
Birisi Muhammed, birisi Ali.

Ab-ı hayat çeşmelerin açtıran,
Dalga vurup deryaları coşturan,
Dolu kevserleri bize içtiren,
Birisi Muhammed, birisi Ali.

Pir Sultan'ım bu nefesi haklayan,
Evliyanın gizli sırrın saklayan,
Sırat köprüsü'nün başın bekleyen,
Birisi Muhammed, birisi Ali.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü