Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

ARKASI YOK DEME ŞAH'IM OĞLUNUN

Arkası yok deme Şah'ım oğlunun,
Zahirde batında yüzbin er vardır.
On dört masum ile On iki İmam,
Yanınca Muhammed'le Ali vardır.

Önümüzce Rabbim sözüm pişirir.
Yaramaz sofular Şah'ı şaşırır.
Dervişler ar'oldu çiçek devşirir,
Arının gömecinde balı vardır.

Şükürdür derler dostumun düşmanı,
Oddan kılıçtan keskindir gülbengi.
Kırmızıdır donu, hem aldır rengi,
Renginde dürüm dürüm alı vardır

Şükürdür derler dostumun figanı,
Kalır mı sandın erenlerin ahını?
Horasan'da derler İmam Rıza'yı,
Yeşil türbe üstünde nuru vardır.

Pir Sultan'ım der ki: Vaktın beklesin,
İkrarını mümin olan haklasın.
Arif olan kalb evine saklasın,
Erenlerin çok gizli yolu vardır.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü