Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BANA BİR YAR OLSA GÖNÜL VERDİĞİM

Bana bir yar olsa gönül verdiğim,
Çıksa bari yüreğimden bu acı.
Yaresin bekleyip ahdın güttüğüm,
Bulunsa bir sınık yare sarıcı.

Yarinden ayrılan hiç gülmez imiş,
Akar çeşmi yaşı, silinmez imiş.
Kişinin dediği olunmaz imiş,
Salar imiş her yanına salıcı.

Aşk elinden ciğerciğim delindi,
Gönlün kal dediği yerde kalındı,
Her nerede olsa bize bulundu,
Gıybet edip yüzümüze gülücü.

Nice bezirganlar kondu bu hana,
Dünya baki değil sultana hana.
Bir kalleş yar ile girme meydana,
Erin ere doğru gerek kılıcı.

Pir Sultan Abdal'ım, çoştum giderim,
Bir kuru kavgayı sürüp n'iderim?
Yiyelim, içelim, sohbet edelim,
Gelir bir gün emanetin alıcı.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü