Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİZDEN SELAM OLSUN SOFU CANLARA

Bizden selam olsun sofu canlara,
Vücudun şehrini yuyanlar gelsin.
Yedi kat göklerin, yedi kat yerin,
Kudret binasını kuranlar gelsin.

Sofu dedikleri bir kolay iştir,
Erenler gördüğü bir engin düstür.
Eti yok, kanı yok, bir uçar kuştur,
O kuşsun adını bilenler gelsın.

Pirim sorarsan Ali'dir Ali,
Altından çakılmış Düldül'ün nalı.
Kim sürdü kuyuda kırk arşın yolu?
Bu yolun erkanın bilenler gelsin.

Pir Sultan`ım eydür: Özüm didarda,
Saklayalım Hak katında nazarda.
Çıkmadık can, kazılmadık mezarda,
O canın namazın kılanlar gelsin.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü