Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

ALİ ALİ DİYE NE İNİLERSİN

Ali Ali diye ne inilersin?
İnilersin dolap derdin ne senin?
Sen de benim gibi yardan m'ayrıldın?
İnilersin dolap derdin ne senin?

Dolap iniledi düştü ırmağa,
Muhammed'in hub cemalin görmeğe.
Hasan Hüseyin'e bir su vermeğe,
İnilersin dolap derdin ne senin?

Kim kesti getirdi seni yerinden?
Dağlar taşlar ah eyledi zarından.
Sen de mi ayrıldın nazlı yarinden?
İnilersin dolap derdin ne senin?

Sana yad ellerin eli mi değdi?
Yoksa ırakibin dili mi değdi?
Yaz bahar ayının seli mi değdi?
İnilersin dolap derdin ne senin?

Pir Sultan Abdal'ım aşka dayandı,
Hasret narı ile ciğerim yandı.
Yoksa Hüseyin'den haber mi geldi?
İnilersin dolap derdin ne senin?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü