Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BANA GÜL DİYORLAR NEME GÜLEYİM -2-

Bana gül diyorlar neme güleyim,
Gözlerim nem ile doldu n'eyleyim?
Elin gülü açmış al ile yeşil,
Şu benim güllerim soldu n'eyleyim?

Kolumdan uçurdum nerre bazımı,
Arşa çıkardılar ah-ı suzumu.
Elimden aldırdım yavru kuzumu,
Firkatı bağrımı deldi n'eyleyim?

Haberin alayım seher yelinden,
Ördek kalkar m'ola kendi gölünden?
Korkum ayrılıktan, fikrim ölümden,
Ahiri başıma geldi n'eyleyim?

Ulu sular gibi çeşmim çağlayan,
Mahrum olmaz özün Hakk'a bağlayan.
Yar yitirmiş yana yana ağlayan,
Geldi çattı beni buldu n'eyleyim?

Pir Sultan Abdal'ım, kırklar yediler,
Bu yolu erkanı onlar kodular.
Allah verdiğini almaz dediler,
Bana verdiğini aldı n'eyleyim?


Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü