Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

BİR SU BİR GÖLDE ÇOK DURURSA KOKAR

Bir su bir gölde çok durursa kokar,
Azar azar çağla ak deli gönül.
Bulanık akma ki içmezler seni,
Çeşmenin gözünden çık deli gönül.

Ateş gibi birden parlayıp yanma,
Yanıp yanıp çevre yanın yandırma.
Kah karanlık kah aydınlık görünme,
Meydanda mum gibi yan deli gönül.

Kaba rüzgar gibi boşa dolaşma,
Çalıya çırpıya değip ileşme.
Toz toz olup topraklara karışma,
Harman yeli gibi es deli gönül.

Kara toprak gibi sakin ol otur,
Hak'tan ne gelirse kabul et getir.
Bahar aylarının yemişin bitir,
Herkese gönlünce ver deli gönül.

Pir Sultan Abdal'ım, bu sözüm haktır,
Gaziler sözümün hatası yoktur.
Aşıkın maşuktan dönmesi çoktur,
Pirin eşiğine düş deli gönül.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü