Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MUHAMMET NESLİNDEN ŞUNDA KİM KALDI

Muhammet neslinden şunda kim kaldı?
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?
Onulmaz yaraya merhem kim sardı?
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Muhammet Mirac'da davet gününde,
Arslan hamle kıldı rahı önünde.
Kim idi görünen arslan donunda?
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Muhammet Mirac'tan indiği demdir,
Kırkların sürdüğü sema'da cemdir.
Zühre yıldızını doğuran kimdir?
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Sarı İsmail hü der muhib yolu,
Kimdir yeşil benli gösteren eli?
Zahirde batında Şah Merdan Ali,
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Size niyaz eder Güruh-i Naci,
Arkasında hırka, başında tacı.
Onulmaz yaranın merhem ilacı,
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

On'ki kurban olur keramet kazan,
Kim idi ol divin bendini çözen?
Özenirsen sen bir mürşide özen,
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Pir Sultan'ım hu der, ya sen ne dersin?
Bilinmez sözleri söyler gidersin.
Dersin ahmak, sen de dalgın gezersin,
Var mı Hacı Bektaş Veli'den gayrı?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü