Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YÜKSEKLERDEN ALÇAKLARA İNDİM BEN

Yükseklerden alçaklara indim ben,
Felek şu kanadım kıraldan beri.
Aklım aldı divaneye döndüm ben,
Kudret oku elim vuraldan beri.

Şu dünyaya gelen bir bir gitmede,
Hiç eksilmez derdim, her gün artmada.
Tur Dağı tutuşmuş yanıp tütmede,
Hakk'ın didarını görelden beri.

Musa söyler idi bin bir kelamı,
Kudret eli ile çaldı kalemi.
Öküze yükletti cümle âlemi,
Dünyanın temelin kuraldan beri.

Allah'ın ansa da ağlasa kişi,
Akıtsa gözünden kan ile yaşı.
Havaya çekildi Muallak Taşı,
Muhammed Mirac'a varaldan beri.

Pir Sultan'ım ah etti de gülmedi,
Aradı derdine derman bulmadı.
Hak uğruna serin verdi dönmedi,
Ferhat şu dağları delelden beri.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü