Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YETMİŞ İKİ BUÇUK MİLLET DİLEĞİ

Yetmiş iki buçuk millet dileği,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.
Ol demde seğrişir arşın meleği,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.

Kul olanın uyku kalmaz gözünde,
Gezmeyelim kör şeytanın izinde.
Dağ horozu öter arşın yüzünde,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.

Herkes metaını alıp satıyor,
Hak Muhammet Ali cana yetiyor.
Cümle kuşlar yuvasında ötüyor,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.

Seher vakti oldu nasıldır haller?
O zaman açılır kırmızı güller.
Hacet kapısına açıktır derler,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.

Pir Sultan Abdal'ım, kırklar, yediler,
Seherde ötüşür kumru dudular.
Hacet kapısına açık dediler,
Yaradan'a yalvarırlar sabahtan.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü