Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YEMEN ELLERİNDEN BERİ GELİRKEN

Yemen ellerinden beri gelirken,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?
Hava üzerinde sema ederken,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Şah'ım Hayber kalesini yıkarken,
Nice Yezit halka olup bakarken,
Muhammet Mustafa Hacc'a çıkarken,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Kim gördü deryada balık izini?
Eğildi Kanber'in öptü gözünü.
Turnalardan işittim avazını,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Havanın yüzünde sema tutarken,
Ab-ı kevser şarabından içerken,
Muhammet gül ü reyhanın seçerken,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Şeriat yolunu Muhammet açtı,
Tarikat menzilini Ali seçti.
Bu meydandan nice erenler geçti,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Pir Sultan'ım eydür: Konup göçelim,
Gelin kevser şarabından içelim.
Ali'nin uğruna serden geçelim,
Turnalar Ali'mi görmediniz mi?

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü