Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YEL ESTİ Mİ AŞKA GELİR SALLANIR

Yel esti mi aşka gelir sallanır,
Mart ayında yeşillenir ağaçlar.
Kıpkırmızı donlar giyer allanır,
Hu dost çağırır allanır ağaçlar.

Çiçek açar domur domur dal verir,
Kimi uzar birbirine el verir.
Kimi meyve verir, kimi gül verir,
Kuşlar üstünde dillenir ağaçlar.

Yaz baharda bahçe ile, bağ ile,
Kaba çamın gürlemesi dal ile,
Koç yiğidin eğlencesi yar ile,
Muhabbet eder eğlenir ağaçlar.

Pir Sultan Abdal'ım, Hatayi Şah'ım,
Adam için ne haketmiş Allah'ım.
Güz gelince salar yaprağın dalın,
Vakti geldi mi sulanır ağaçlar.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü