Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

YAS VE MATEM GÜNÜ DERDİM YENİLER

Yas ve matem günü derdim yeniler,
Yarin sesi kulağımda çınılar.
Sordum ki dağlara niçin iniler?
Dedi çekticeğim karın elinden.

Alnıma yazılmış kara yazılar,
İtikattır talip pirin arzular.
Sordum ki çamlara neden sızılar?
Dedi çekticeğim pürün elinden.

Varıp Hakk'ın divanına durursun,
Pervan olup aşk oduna yanarsın.
Sordum değirmene ne hoş dönersin?
Dedi çekticeğim perin elinden.

Varıp bir pir ile pazar edersin,
Oturup da ikrarını güdersin.
Sordum garip bülbül niçin ötersin?
Dedi çekticeğim harın elinden.

Serçeşme'den gelir suyun durusu,
Nasibimiz verir pirin birisi.
Dedim Pir Sultan'ım benzin sarısı,
Dedi çekticeğim yarin elinden.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü