Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

UYURKEN ÜSTÜME GELDİ ERENLER

Uyurken üstüme geldi erenler,
Gafil aç gözünü uyan dediler.
Serseri kalma bu cihan içinde,
Yürü bir mürşide hey can dediler.

Uyandım gafletten açtım gözümü,
Erenler payine sürdüm yüzümü.
Hak buyurdu ben söyledim sözümü,
Bu Hakk'ın kelamı inan dediler.

Gökten indi derler idi İsa'ya,
Zebur'u Davut'a, Tevrat Musa'ya.
Üçüncü Resul'e Fürkan dediler

Kanber önü sıra bindi Düldül'e
Pirim Hacı Bektaş Kırklar'la bile
Ab-ı Zemzem ile cümlesin sile
Bir dolu sundular iç kan dediler

Dağların deminden çekilir erler
Ördeğin arzular cevlana göller
Deryalar geçilmez bulanık seller
Kalbi pak olana umman dediler

Kalbin pak olursa var Hakk'a hoş ol,
Erenler önünde döş olma, düş ol.
Dünyanın varından vazgeç derviş ol,
Dünyada dervişe sultan dediler.

Bu derd ü belayı çeken Eyyup'tur,
Erenlerin sırrı hoş acayiptir.
Her yerde sırrını açma, ayıptır,
Gizli pinhanlara boyan dediler.

Pir Sultan düşmüşüm er sevdasına,
Âşıklar düşmesin el sevdasına.
Bir nazar kılmışım kalbim pasına,
Eğer âşık isen uryan dediler.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü