Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

UĞRUMA BİR ÇIĞIR DÜŞTÜ

Uğruma bir çığın düştü,
Bir ucu mahşer içinde.
Açıldı bir şar dükkânı,
Ne ararsan var içinde.

Var dükkana pazar eyle,
Hışmından kork hazer eyle.
Aya güne nazar eyle,
Ay balkıyor nur içinde.

Ay Ali'dir, gün Muhammet,
Üç yüz altmış altı sünnet.
Balıklar da suya hasret,
Çarh dönerler göl içinde.

Ay Ali'dir, gün Muhammet,
Kılasın farz ile sünnet.
Yedi tamu, sekiz cennet,
Bülbül oynar gül içinde.

Göl içinde çarhı döner,
Susuzluktan bağrı yanar.
Müminler secdeye iner,
Seyir var seyir içinde.

Kudretten derildi arı,
Arılar çeker dizarı.
Dinle şimdi sen o zarı,
Arı oynar bal içinde.

Pir Sultan'ım, ey gaziler,
Yazıldı kara yazılar.
Talip mürşidin arzular,
Gönül oynar dil içinde.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü