Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

UĞRADIM BİR DERDE DÜŞTÜM NOKSANA

Uğradım bir derte, düştüm noksana,
Akıl kılavuzdur pire var pire.
Sıdkınan çağırdım Gani Hüda'ma,
Onlar da çağırır pire var pire.

Gözü açık görür setr-i alemi,
Cennet-i alada şehitler yedi.
Aman mürvet dedim Urum'un yeri,
Onlar da buyurur pire var pire.

Hak T'ala yaratmış hasların hası,
O kuldur oluyor şeytana asi.
Aman mürvet dedim Şam evliyası,
Onlar da buyurur pire var pire.

Hak'tan nida oldu geldik ya Şam'a,
Ceset gark olmuştur gussaya gama.
Aman mürvet dedim on'ki imama,
Onlar da buyurur pire var pire.

Pir Sultan Abdal'ım gussa gamına,
Bunda varsın dersin orda birine.
Aman mürvet dedim Horasan pirine,
Onlar da buyurur pire var pire.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü