Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SULTAN ALİ'M BİR İŞ GELDİ BAŞIMA

Sultan Ali'm bir iş geldi başıma,
Yana yana ağlanacak iş oldu.
Malûm olsun yârenime, eşime,
Ferman geldi serim yere düş oldu.

Yetiş imdadıma Celli Celal'im,
Hünkar Hacı Bektaş Şah Sultan Balım.
Efendime malum benim de halim,
Benim derdim cümle derde baş oldu.

Derviş olan şükür edip oturdu,
Herkes kendi kısmetini götürdü.
Namaredin lokmasın cömert yetirdi,
Münkirin torbası şükür boş oldu.

Pir Sultan kaildir Hak'tan gelene,
Şükür olsun damenimi salana.
Akrancığın kendisinden bulana,
Derdim deva buldu, gönlüm hoş oldu.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü