Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SEYYAH OLUP ŞU ALEMİ GEZERKEN

Seyyah olup şu alemi gezerken,
Bulmadım hakkına kail olucu.
Muhammet Ali'den kuruldu pazar,
O da bize lütf-ü kerem kılıcı.

Gelmiş geçmiş işimizi bitiren,
Odur bizim eksiğimiz yetiren.
Dilerim onmasın Hakk'ı yitiren,
Yolsuza hasımdır yolun kılıcı.

Yola hor bakanın yamandır hali,
Kaldırın aradan kıl ile kali.
Evvel ebet pirim Muhammet Ali,
Böyle günde olur imdat edici.

Bekleyelim mülkün sahibi gele,
Mümin kullarına tecelli kıla.
Muhammet Ali'nin kurduğu yola,
Kalmamış sıkile nazar kılıcı.

Pir Sultan'ım, hiç doğruya gelen yok,
Ol mümin kulların işin alan yok.
Şu alemde halimden bir bilen yok,
Herkes kendi sevdasına bakıcı.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü