Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SABAHTAN UĞRADIM DEDEM GÖÇÜNE

Sabahtan uğradım dedem göçüne,
Dedem beni talip alsan olmaz mı?
İbrişim uydurmuş siyah saçına,
Dedem beni talip alsan olmaz mı?

Var git yezit var git, takılma bize,
Bizden binbir lanet okunur size.
Sen aşık olmuşsun geline kıza,
Var git yezit var git talip olmazsın.

Dedem bu sözlerin her demler olsun,
Önümüzde dönen boz atlar olsun,
Gelin kız seversem gözüm kör olsun,
Dedem beni talip etsen olmaz mı?

Bir söz söyleyim de sen olma hatır,
Edebi havayı bilemez katır.
Sof'oğluyum dersem git bacın getir,
Var git yezit var git talip olmazsın.

Pir Sultan Abdal'ım, bu sırra erdik,
Özümüz sözümüz bu yola verdik.
Yezit sofu olmaz biz sizde gördük,
Gel git sofu kardaş yolu bilmezsin.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü