Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SABAHTAN UĞRADIM BEN DE ŞAH'IMA

Sabahtan uğradım ben de Şah'ıma,
Dedim Şah'ım gafletlerden uyana.
Eğildim lebine bir buse aldım,
Dedim uyan dedi var git o yana.

İnci, sedef, mercan döken kamildir,
Kamillere hizmet eden kamildir.
Kamil otur, kamil söyle, kamil dur,
Kamil denen cahil söze uyana.

Niçin melil melil baktın bize yar?
İhsan eyle şirin söyle bize yar.
Ben teklif eyledim, sen gel bize yar,
Sakın ikrarından dönme o yana.

Bak şu kamet, şu gerdan ne şuhane,
Arz edeyim şu sultana, şu hana.
Bizi bu aşkın oduna yakana,
Umarım ki bizden beter o yana.

Pir Sultan Abdal'ım, gönlüm harabat,
Aşık isen bir gül için hare bat.
Menzil almaz bu meydanda harab at,
Çevir başın dizginini o yana.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü