Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

SABAH OLUR CÜMLE ALEM UYANIR

Sabah olur cümle alem uyanır,
Yollar çoğul çoğul eyler sabahtan.
Şu çifte kantara neler dayanır,
Boz deve yuları teller sabahtan.

Bülbülü gülden ayıran muzular,
Anasız mı olur körpe kuzular?
Peteğin içinde arı vızılar,
Alınır oğuldan ballar sabahtan.

Aşk ataşı onun oluptur meze,
Can dayanmaz bu ataşa bu köze.
Bu garip bülbüle ne cefa ceza,
Görmeden açılır güller sabahtan.

Dudular kumrular peşkeş çekildi,
Hayvalar turunçlar çitil dikildi.
Ağcabük'e gövel turnam döküldü,
Deryalar seslenir göller sabahtan.

Balı kudrettendir, aslı sinektir,
Çıkar çıkmaz yollarımız dikektir.
Al kırmızı giymiş, pembe yanaktır,
Kullar temennaha iner sabahtan.

Pir Sultan Abdal'ım, seçiktir deyü,
Hulle donlarımız biçiktir deyü,
Hacet kapıları açıktır deyü,
Kullar temennaha iner sabahtan.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü