Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

PİRİM BANA İSMİNİ BAĞIŞLADI

Pirim bana ismini bağışladı,
Deftere yazıldım bir dün içinde.
On iki kapılı şehre uğradım,
Yedi derya geçtim bir gün içinde.

Bir saatte yedi iklim dolandım,
Saat geçti, karar kıldım uyandım.
Hikmeti görünce yine bulandım,
Biraz çalkalandım cihan içinde.

O ruh girdi bana Haydar dost dedi,
Yaradandan nasibini istedi.
Sabahın seheri gel gel eyledi,
Ay olup oturdum bir can içinde.

Alnıma yazıldı ak ile kara,
El defterin ko, sen defterin ara.
Kudret ıssı hikmetini göstere,
Bugün mihman düştük bir can içinde.

Pir Sultan'ım eydür: Menzil ıraktır,
Gülüp oynamanın sonu fıraktır.
Şimdi geldik amma gitset gerektir,
Şimdi geziniriz canan içinde.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü