Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

OL BENİM SARI TANBURAM

Ol benim sarı tanburam,
Senin aslın ağaçtandır.
Ağaç dersem gönüllenme,
Kırmızı gül ağaçtandır.

Ali Fatıma'nın yari,
Ali çekti Zülfikar'ı.
Düldül atının eğeri,
O da yine ağaçtandır.

Ali gitti Hakk'a yetti,
Zülfikar'ı derya yuttu.
Sa'd-i Vakkas bir ok attı,
O da yine ağaçtandır.

Nurdandır Kabe eşiği,
Cihanı tuttu ışığı.
Hasan Hüseyn'in beşiği,
O da yine ağaçtandır.

Yeter Pir Sultan'ım yeter,
Dertlilere derman katar.
Türlü türlü meyve biter,
O da yine ağaçtandır.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü