Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MUHAMMET ALİ'NİN GÜZEL YOLLARI

Muhammet Ali'nin güzel yolları,
Şimdi türlü türlü yol eylediler.
Azgın yaralara cerrah çoğaldı,
Herkes bildiğini bol eylediler.

Bir gün sonu gelir tacidarlığın,
Eksik noktası var gelen salığın,
Kendisin bilmedi çoban çalığın,
Şimdi Hakk'a yarar kul eylediler.

Kesilmedik kara çalı toradı,
Şeytana uyanlar almaz muradı,
Yoloğlu gelmedi fitne nüredi,
Gerçek akıllıyı del'eylediler.

Konca güller gibi açılam derdim,
Yetmiş iki dilden seçilem derdim,
Şurda üç beş sene geçinem derdim,
Ahiri dünyayı çöl eylediler.

Pir Sultan Abdal'ım bu bir nur idi,
Akılları ermez gizli sır idi.
Bizim bildiğimiz Ali bir idi,
Şimdi her yerde bir Al'eylediler.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü