Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MUHAMMED ALİ'NİN KURDUĞU YOLDUR

Muhammet Ali'nin kurduğu yoldur,
Ak üstünde kara seçebilirsen.
Gönülden itikat söyleyen dildir,
Ali'nin sırrına erebilirsen.

Erenler der seni ceme katarlar,
Kötü amellerin taşra atarlar.
Bir gün yularından tutup çekerler,
Çektikleri yere varabilirsen.

Erenler seni de ceme götürür,
Kalmış işlerini anda bitirir.
Gördüm Hak evinde mihman oturur,
Mihmanın gözüyle görebilirsen.

Aslı mervan olan ummana dalmaz,
Küfre meyledende aşıklık olmaz.
Müminin suali ahrete kalmaz,
Dünyada cevabın verebilirsen.

Pir Sultan Abdal'ım, gonca gül olur,
Dört kapıdan sana daim gel olur.
Dünyadan ahrete doğru yol olur,
Verdiğin ikrarda durabilirsen.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü