Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MEVLÂM ÇÜN YARATTI AHMED'İ NURDAN

Mevlâ'm çün yarattı Ahmed'i nurdan,
İnsan olan gelir nura çevrilir.
Böyle kurulmustur bu çarh-ı devran,
Mansur olan gelir dâra çevrilir.

Yegin sular dâim engine akar,
Pervaneler özün odlara yakar.
Serçe kanda olsa aslına çeker,
Bülbül olan gelir güle çevrilir.

Gümanlı gönülde nur mu eğlenir?
Cennet haricinde hur mu eğlenir?
Arısız kovanda bal mı eğlenir?
Arı olan gelir bala çevrilir.

Bir sürçmekle at ayağı kesilmez,
Bir suç ile âdemoglu asılmaz.
Bu yolu erenler kurdu, basılmaz,
Yol ehli kandaysa yola çevrilir.

Pîr Sultan Abdal'ım yatır hastadır,
Elinde gülleri deste destedir.
Âdemoglu bir acayip nesnedir,
Muhabbetle tatlı dile çevrilir.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü