Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MEN AREF SIRRINI KARDAŞ

Men aref sırrını kardaş,
Bildim sanma bilemedln.
Ölmeden öl şu dünyada,
Öldüm sanma ölemedin.

Göçmeden dar-ı fenadan,
Samanı ayır daneden.
Kuş gibi iki kez anadan,
Geldim sanma gelemedin.

Boz bazınan, kaz kazınan,
Vaz vazınan, vız vızınan.
Beş vakti bir niyazınan,
Kıldım sanma kılamadın.

Gerek gücen, gerek kakı,
Gerek Dürr-i Meknun oku.
Sen bu amel ile Hakk'ı,
Buldum sanma bulamadın.

Mürşit bir ince elektir,
Ondan elenmek gerektir.
Benlik bir dipsiz külektir,
Doldum sanma dolamadın.

Pir Sultan Abdal'ım pirdir,
İkrarına duran erdir.
Cümle sırra aklın erdir,
Erdim sanma eremedin.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü