Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MEDET YA MUHAMMET MEDET YA ALİ

Medet ya Muhammet, medet ya Ali,
Ya Muhammet sana mürvete geldim.
Karlı dağlar gibi yağdır günahım,
Ya Muhammet sana mürvete geldim.

Muhammet'tir Nebilerin aynası,
Salavat verenin nur olur sesi.
On sekiz bin alemin Mustafası,
Ya Muhammet sana mürvete geldim.

Cennetin kapısı mermerdir taşı,
İncidir duvarı, hikmettir işi.
Yüz igirmi dört bin Nebinin başı,
Ya Muhammet sana mürvete geldim.

Abdal Pir Sultan'ım der: Şam'a geldim,
Şam eli'ze Haydar ben yana geldim.
Bingan ettim Haydar kapına geldim,
Ya Muhammet sana mürvete geldim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü