Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

MEDET SENDEN MEDET MUHAMMET ALİ

Medet senden medet Muhammet Ali,
Akar boz bulanık sellerde kaldım.
Ne de zalim olur şu elin dili,
Söyleşirler bizi dillerde kaldım.

Kaçma benden kaçma ey kaşı kara,
Derdine düşeli oldum avara.
Bir dostum yoktur ki halimi sora,
Gariplik gurbetlik illerde kaldım.

Yanarım yanarım tütünüm tütmez,
Çıkarım bakarım bülbülüm ötmez,
Çalıştım çırpındım ellerim yetmez,
Dibi bilinmeyen göllerde kaldım.

Farı dedim farı gönül farımaz,
Kurudu çeşmemin yaşı silinmez.
Harbi ısıtmazsa karlar erimez,
Çöğenli boranlı dağlarda kaldım.

Pir Sultan Abdal'ım gülemez oldu,
Akar çeşmim yaşı silemez oldu.
Gidecek yolları bilemez oldu,
Dağıldı kervanım yollarda kaldım.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü