Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

KUR'AN YAZILIRKEN ARŞ-I RAHMAN'DA

Kur'an yazılırken arş-ı Rahman'da,
Kudret katibinin elinde idim.
Güller açılırken kevn ü mekânda,
Bülbül idim gonca gülünde idim.

Evvel Cebrail'in ilk kelamında,
Kırklar meclisinde, aşk meydanında,
Muhammed Ali'nin sır kelamında,
Nihan söyleşirken dilinde idim.

Kırklar arş üstünde kurdular cemi,
Muhabbet halk olup sürdüler demi.
Balçıktan yarattı Allah Ademi,
Ben ol vakit anın belinde idim.

Yunus'un deryaya daldığı zaman,
Kırk gündüz, kırk gece kaldığı zaman,
Ali zülfikar'ı çaldığı zaman,
Hayber kalesinde kolunda idim.

Pir Sultan'ım, içtim aşkın dolusun,
Makadir bilmeze vermem yarısın.
Bir kuşa seksen bin şehrin darısın,
Tayın verilirken yanında idim.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü