Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

KAYNAT MUHABBETİN KAZANIN KAYNAT

Kaynat muhabbetin kazanın kaynat,
Bir nasihat eyle dostlara dinlet.
Gevher deryasında gevher al da sat,
Azizim sultanım sen safa geldin.

Sohbette hezaran muhabbet açar,
Mümin kullarına Hak rahmet saçar.
Yari olan yarinden bile geçer,
Azizim sultanım sen safa geldin.

Yari olan arar yarini bulur,
Eser bad-ı saba gönlüm de farır.
Yükün katerlenmiş Nevruz'dan gelir,
Azizim sultanım sen safa geldin.

Abdal olan giyer hırkayı şalı,
Yar için çekeriz ah ile zarı.
Er irfan ceminde süreriz demi,
Azizim sultanım sen safa geldin.

Pir Sultan Abdal'ım ağladım güldüm,
Yardan ayrılalı dar halde kaldım.
Çok şükürler olsun cemalin gördüm,
Azizim sultanım sen safa geldin.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü