Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

ŞİMDİ BİZİM ARAMIZA

Şimdi bizim aramıza,
Yola boyun veren gelsin.
Şeriatı, tarikatı,
Hakikatı bilen gelsin.

Kişi halden anlayınca,
Hakikatı dinleyince,
Üstüne yol uğrayınca,
Ayrılmayıp duran gelsin.

Talib olunca bir talib,
İşini Mevla'ya salıp,
İzzet ile selam verip,
Gönüllere giren gelsin.

Koyup dünya davasını,
Hakk'a verip sevdasını,
Doğrulayup öz nefsini,
Şeytanı öldüren gelsin.

Pir Sultan'ım, çelebiye,
Eyvallahım var veliye.
Muhiddin'e hal diliyle,
Yolum sırrın soran gelsin.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü