Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

İKRAR VERDİM BU İKRARI GÜDERİM

İkrar verdim bu ikrarı güderim,
İkrarımdan dönmem yolun ucundan.
Eksikliğim bilip yoldan kalmadım,
Tarikim ararım dinin ucundan.

Gelin seyredelim bad-ı sabaha,
Yerle gök bend olmuş şemsinen maha.
Üç bölük turnam çıkmış seyrangaha,
Ayrılmam katardan telin ucundan.

Üstümüzde bir nur doğdu dolunmaz,
Her kula bir sevda vermiş bilinmez.
Ya Ali bu dünya sensiz olunmaz,
Çok emek sarfettim la'lin ucundan.

Yaz gününün suyu bulanık akar,
Kişi sevdiğine böyle mi bakar?
Yaz bahar eyyamı bülbül yas çeker,
Harına dağlattım gülün ucundan.

Pir Sultan Abdal'ım Muhammet Ali,
Yardımcımız olsun ol Hızır Nebi.
Görmeyeli seni del'oldum deli,
Halini sormazam ilin ucundan.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü