Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

İKİ NOKTA ÜÇ HURUFUN SAHİBİ

İki nokta üç hurufun sahibi,
Ali'dir ki Şah-ı Merdan Ali'dir.
Küfrü iman edip terkeden habı,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir.

Yer yoğuken, gök yoğuken var olan,
Ars yüzünde kandildeki nur olan,
Gahi merkez olup gahi yer olan,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir.

Al kırmızı giyip küffarı kıran,
Tutup ejderhanın etrafın dolan,
Kavaslık eyleyip muhiti bulan,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir

Yolda muhammed'in hatemin alan,
Peygamber vasisi musahip yaran,
Teri katre ile zirame eren,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir,

İbrahim’e Davut Musa’ya asa,
Beyli handan olup ejderha ise,
Keşişi dirildip giren atese,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir

Car mel’unun gördügünü seyreden,
Magripten top atıp maşrıktan tutan,
On sekiz bin alemleri var eden,
Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir.

Pir Sultan'ın derdine derman kılan,
Cümleyi mestedip sevdaya salan,
Küfe'de kafirin şarını alan,
Ali'dir ki Şah-ı Merdan Ali'dir.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü