Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

İŞİTİP AVAZIN BEN DE VARAYIM

İşitip avazın ben de varayım,
Eylen uçup gitme konadur bülbül.
Senin aşkın benim kalbim evini,
Vücudum şehrini donadur bülbül.

Bülbülün donları sarı gazelden,
Gözünün sürmesi yeğdir ezelden.
Bülbül güle aşık olmuş ezelden,
Hardan mı gülden mi yanadır bülbül?

Sultan ider irahmetli kuluna,
Tabip gerek derde derman bulana.
Benlik ile konma gülün dalına,
Harı var, pençeni kanadır bülbül.

Pir Sultan dilinden gevherler saçar,
Her kişi boyunca libasın biçer.
Geçer bu güzellik eyyamı geçer,
Bu dünyanın sonu fenadır bülbül.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü