Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HORASAN'DAN KALKTI SÖKÜN EYLEDİ

Horasan'dan kalktı sökün eyledi,
Elestü deminin yeli geliyor.
Urum abdalları akın eyledi,
Boşandı Kevser'in suyu geliyor.

Geldi Cebrail’e buyurdu name,
Yazdılar yayıldı Urum’a, Şam’a.
Yanınca pir geldi Bektaş Urum’a,
Şu kavn-i mekana dolu geliyor.

Urum abdalları indirdi başın,
Yürütü Urum’un kayasın taşın,
Dediler Ali’dir bildiler neslin,
Tanrının aslanı Ali geliyor.

Urum erenlerin arttı firakı,
Dikildi arş-ı alanın direği.
Yayıldı sofrası, yandı çerağı,
Hakk’ın da bir kudret eli geliyor.

Buna şahit yerin göğün meleği,
Kabul oldu müminlerin dileği.
Kadıncık Ana’nın duydu kulağı,
Pîrim Hacı Bektaş Veli geliyor.

Pîrim Sultan’ım hile katmaz aşına,
Yol ehlini karıştırmaz işine.
Cihanı cem eyledi hep başına,
Tanrının aslanı Ali geliyor.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü