Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HAZRET-İ ALİ'NİN DEVRİ YÜRÜYE

Hazret-i Ali'nin devri yürüye,
Ali kim olduğu bilinmelidir.
Alay alay gelen gaziler ile,
İmamlar'ın öcü alınmalıdır.

Kendini teslim et bu Serçeşme'ye,
Er odur ki yarın senden şaşmaya.
Bin gaziye bir münafık düşmeye,
Din aşkına kılıç çalınmalıdır.

Yeryüzünde kızıl taçlar bürüye,
Münafık olanın bağrı eriye.
Sahib-i zamanın emri yürüye,
Mehdi kim olduğu bilinmelidir.

Çağırırlar filan oğlu filana,
Ne itibar yezit kavli yalana.
Kılıcı Arş'tadır doğru gelene.
Ya ser verip ya ser alınmalıdır.

Pir Sultan'ım eydür: Ey Dede Dehman,
Kendini çevret de ondan gel heman.
İstanbul şehrinde ol Sahib-i zaman,
Tac-ü Devlet ile sallanmalıdır.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü