Uyur idik uyardılar, Diriye saydılar bizi. Koyun olduk ses anladık, Sürüye saydılar bizi... Sürülüp kasaba gittik, Kanarada mekân tuttuk, Didar defterine yettik, Ölüye saydılar bizi... Hâlimizi hâl eğledik, Yolumuzu yol eyledik, Her çiçekten bal eyledik, Arıya saydılar bizi... Hak divanına dizildik, Aşk defterine yazıldık, Bal olduk şerbet ezildik, Doluya saydılar bizi... Pir Sultan Abdal'ım şunda, Çok keramet var insanda, O cihanda bu cihanda, Ali'ye saydılar bizi...

HATALAR EYLEDİM NOKSANDIR İŞİM

Hatalar eyledim, noksandır işim,
Tövbe günahıma estağfurullah.
Muhammet Ali'ye bağlıdır başım,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Şah Hasan Hüseyin balkır nur ise,
İmam Zeynel sır içinde sır ise,
Özümüzde benlik kibir var ise,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Muhammet Bakır'ın izinden çıkmam,
Şah İmam Cafer'den gayrıya bakmam,
Hatıra değip de gönüller yıkmam,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Musa-yı Kazım'a daim niyazım,
Ali Irıza'ya bağlıdır özüm.
Eksiklik noksanlık hep kusur bizim,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Taki ile Naki benziyor aya,
On'ki İmam kusurlara kalmaya.
Ettiğimiz kötü işler bed-huya,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Hasan Askeri'nin gülleri bite,
Mehdi gönlümüzün gamını ata.
Söylenen yalana kova gıybete,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Pir Sultan Abdal'ım Bağdat Basıra,
Böyle güne kaldık böyle asıra.
Sen keremkanısın kalma kusura,
Tövbe günahıma estağfurullah.

Pir Sultan Abdal

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü